08 03 2013

Günümüz Kutlu Olsun...

Günümüz Kutlu Olsun... |  görsel 1

"Dünyada her şey kadının eseridir."  K.ATATÜRK Devamı

13 02 2013

DANS VE SEKS

DANS VE SEKS |  görsel 1

  Dans, insanların bedenlerini ve ruhlarını müziğin enerjisine bırakmasıdır,bu bir tür teslimiyettir. Seks de böyledir... Kurallı folklorik danslardan bahsetmiyorum...Figürlerinizi ezberden oynarsanız dikkatiniz teslimiyetinize mani olacaktır.Kareografisi önceden belirlenmiş danslarda bile oyuncu müzikle bütünleştiğinde olağan dışı bir performans sergileyebilir. Burada bahsettiğim doğaçlama ;sizi izleyen,davranışlarınızı denetleyen, eleştiren kimselerin olmadığı, kendinizi rahat ve güvende hissettiğiniz bir yerde ruhunuzu tamamen müziğe vererek bedeninizi onun emrine sunmak ve uyum içinde bütünleşmek... Yorgun ve gergin olduğunuzda dans edebilir misiniz? ‘Hayır...’Bu daha çok bir görev gibi yaptığınız, içine kendinizi katamadığınız bir dans olur...Hatta eziyet! Aklınızda düşünceler; mesela,bitmemiş işler olduğunda, son günü gelmiş fatura ödemesi,arabanın dün akşam yanan benzin ışığı,teslim edilmesi gereken dosyalar,kapı çalarsa, çocuk uyanırsa,bakıcı gelmezse... Ya da:’Dans ederken estetik görünmeliyim,mantık dışı komik hareketler yapmamalıyım,hata yapmamalıyım,kontrollü olmalıyım’ kaygıları... Bir partiye davet ediliyorsunuz.Başta herkes son derece ciddi, kontrollü...İlerleyen saatlerde herkes topuklu ayakkabilarını,uzun tuvaletlerini,smokin ve takım elbiselerini unutup müziğin ritmine teslim olmuş...Kim takar karizmayı ;) Şimdi parti videosunu izleyelim; siz dahil oradaki herkese karşıdan ve objektif olarak baktığınızda; sadece insanların danslarındaki uyuma ve beden dillerine bakarak bile hayatları hakkında fikir sahibi olabilirsiniz... Dans ve hayat ne alaka? Dediğinizi duyar gibiyim ;) Kişinin dans stili ve hayat tarzı aslında öyle çok örtüşür ki...Kurallara bağlı dans edenler; dansa kendilerinden... Devamı

12 02 2013

Derinliğine Kimse Sevgili Olamadı

Derinliğine Kimse Sevgili Olamadı |  görsel 1

İçimdeki utancın ve kaybedişin acısı dinsin,en çok da bana iyilik olsun diye söyledi bir gün." Sana aşık olamadım,çünkü sen benim gibisin.Öyle yakın, öyle bildiğim bir varlıksın ki inan, çok denedim ama olamadım.Sana sarıldığımda, kurtulmak istediğim kendime sarılmış gibi oluyordum... Ne zaman bir başkalık, bağışlayıcı bir uzaklık arasam, sana çarpıyordum;unutmak istediğim kendime çarpar gibi...Ben kendimden kurtulmak istiyordum,sen beni yine kendime döndürüyordun...Seninle seviştiğimde, kendimle sevişmiş gibi oluyordum.Öylesine yakındın ki bana..." Bunları söyledi ve sonra kayboldu, gitti.Ona kendisini hatırlatmayan,kendisine ait hiç bir iz, ipucu taşımayan yerlere gitti...Benden ve ona kendisini hatırlatan her şeyden çok yorulmuştu... Ve bana, "Bak hayat devam ediyor!" derken, kendisi gibi olmayan birine aşık olmuştu... Onun deyişiyle, ulaşılmaz,gizemli,imkansız birine;kendisinden,benden farklı birine... Arka Kapak     Kimi sevsem, onun hep uzakta bir sevdiği vardı, unutamadığı ilk aşkı ya da onu terk edip giden sevgilisi... Kimi derinden sevsem, o bir başkasını derinden hatırlardı. Öylesine çok sevdim ki onları, başkalarına duydukları sevgiyi anlatmalarını, sessizce, içim acıyla kanayarak dinledim. Beni yitirmekten hiç korkmadılar; çünkü onlara göre fazla iyiydim; bu yüzden ilk anda vazgeçilebilirdi benden.  Beni terk edenlerden tek isteğim olurdu. "Ne olur, bir daha beni aramayın Çünkü ben kolay unutamıyorum. &Cce... Devamı

07 02 2013

FAYTON

FAYTON |  görsel 1

    Bir tıkırtıyla akan zamar sahile vurdu  Kişnek küheylanıyla fayton üsküdarın  Yağmurdan yapılma ılık istanbul sabahında  Bir kaytan katip Eleni’ye vuruldu  Eleni yarılan denizin pususunda  Bir oynak bakışla şuh  Pera’dan alınmış bir küçük şişede ıtır  Eleni bir gülüş işveli ve kadın  Buhur gibi geçer sokaklardan  Bir fayton elini tutar Eleninin  Bir elini katip kalbinin minicik  Küçük bir esinti gibi geçer fayton  Eleni geçer ah bir zarif kahkaha  Annesi toplar düşürülen mendilleri  Oyalı bir işve, kişnek küheylan ve rüya  Geçer istanbul penceresinden  Eleni faytona koşar, hayal  Tül tül bırakır rüzgara kokusunu  Yol tozar fesine fesine katibin  Katip fesleğen kokulu semtlere düşer  Yanık kokar ortalık  Eleni kokar  Kaytan, kişnek küheylan  Sisli bir akşamı fayton tıkırtısı istanbulun  Bir düş kokar yok kokar fesleğen   İlhami Atmaca  ... Devamı

27 01 2013

Sanatçı ve entelektüel...

Sanatçı ve entelektüel... |  görsel 1

  "Entellektüel; basit bir şeyi karmaşık söyleyebilen kişidir; sanatçı ise zor birşeyi kolay..." Charles Bukowski Devamı

27 01 2013

MUTLULUK/İçimden Geçenler

MUTLULUK/İçimden Geçenler |  görsel 1

Mutlu olmak için fazla bir şeye gerek var mı? Nohut oda bakla sofa bir kulübe, kıvrılıp uyuyabileceğim bir minder,içinde yemek pişirip kağağında yiyebileceğim bir tencere,iki kupa, birisi misafire... Bir kedi, bir köpek,ağaçlarda olabildiğince kuşlar...Çiçek, böcek bir de temiz hava... İki elbise, birisi yıkandığında giymek için ikincisini...Bir leğen bir sabun bir de çeşme... Neyi bölüşemiyoruz ki şu alemde? İnsan isterse yaşadığı her yere uyum sağlayabilir ve isterse eğer yaşadığı her yerde kendi küçük cennetini yaratabilir... Neye sahip olmalıyım yerine sahip olduklarım neler? diyebilirse eğer... "İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş  damla su" der Necip Fazıl, Sakarya şiirinde... Nefes alabildiğimiz sürece varız biz bu alemde...Bir lokma, bir hırka gerisi angarya... Tüm kural ve kalıplardan, kapitalizmin tüm dayatmalarından,modadan, medyadan uzak kalmayı başarabilirsek eğer...Mutsuz tek bir insan kalmaz yer yüzünde...Ne evsizler,ne açlar,savaşlar, zulüm ve keder... Gerçek zenginlik mutluluktur, gönlünce gülebilmek  ve hayatı birlikte paylaşmak sevdiklerinle... "Sabahın altı buçuğunda bir çalar saat sesiyle uyanıp yataktan fırlayan, giyinip zorla bir şeyler atıştıran, ...., işeyip, dişini fırçalayan, saçını tarayan, başka birine büyük paralar kazandırdığı bir yere ulaşmak için trafikle boğuşan ve tüm bunlara sahip olma fırsatı bulduğu için müteşekkir olması istenen biri hayattan nasıl keyif alabilir?" der Charles Bukowski,yani kapitalizmin dayatmalarından, bizler için biçilmiş yaşam senaryolarından bahseder... Kendimizi bizden beklenen çarkın içine hevesle ve diri diri atıyoruz, medya bizi alış veriş yapmaya itiy... Devamı

27 01 2013

Yaşamak güzel!/İçimden Geçenler

Yaşamak güzel!/İçimden Geçenler |  görsel 1

İlkbaharda maviyle yeşilin birbirinin içinde kaybolduğu bir göl vardı burada... Şuradaki küçük kayıkla keşfe çıktığımız... Şimdiyse üzerinden yürüyüp geçebiliyoruz gölün, her yer kar ve buz...Beyaz bir örtü mavi gölün üzerini örterek onu bahara dek gizlemiş adeta... Her mevsim ayrı güzel... Anılar kar altında... Şimdi bir rüyadan uyanıp, yeni bir rüyaya uyumak gibi, yeni bir sayfa açmak gibi kış ve kar anıları biriktireceğiz... Ne garip insan oğlu, doğaya yenik düşüyor...Senin istediğin gibi değil, benim sana sunduğum gibi yaşamalısın diyor...Bikinileriyle göle giren bizler şimdi kalın kazaklar, şapka ve montlar kuşanıp dolaşıyoruz ormanda... Ne güzel ki, doğa bize tahayyül edemeyeceğimiz çeşitliliği sunuyor...İlk baharda rengarenk açan, kendi kendimize yan yana getirmeyi hayal edemeyeceğimiz kompozisyonlarda çiçekler...Ya kokuları, her biri birbirinden farklı muhteşem kokular...Çimen kokusu, yosun kokusu, çiçek kokusu... Şimdi tuhaf bir koku var havada, nemli,soğuk buz kokusu...Yüzümüze gözümüze doluşan kar karistallerinin ürpertisi ve açık bulduğu her yerimizden yaramaz bir çocuk edasıyla tenimize  üfleyen rüzgar... Birazdan kulübeye girip, yanmakta olan şöminenin başına üşüşeceğiz:) Sıcak birer fincan kahve ve yanında şu an kokusu buram buram buralara dek ulaşan zencefilli tarçınlı kurabiyeler... Yaşamak  ne güzel !   Devamı

27 01 2013

Aşk nedir?/İçimden Geçenler

Aşk nedir?/İçimden Geçenler |  görsel 1

-Peki aşk nedir? diye sordum... -Aşkın tanımı yoktur, küçüğüm...Herkes kendi 'aşk' ını yaşar..Bu yüzden hiç bir hikaye bir diğerine benzemez...dedi -Benzeyenler var ama! dedim bilmişçe... -Ferhat ile Şirin, Kerem ile Aslı gibi sonsuz aşklar var... -Onlar....dedi, gözlerini ufuk çizgisine kilitleyerek daldı ve bir süre sonra yeniden söze başladı; -Vuslatsız aşklardır...Vuslat olmayınca aşk da sonsuz oluyor,bekleyen beklemekten vaz geçmediği sürece... dedi... -Salvador Dali ve Gala'nın aşkı var, vuslata rağmen bitip tükenmeyen....dedim... Gülümsedi... -Sen  ne çok şey biliyorsun böyle aşka dair... dedi... -Tolstoy'un Anna Kareninası da var... dedim, sanki tüm bildiklerimi bir çırpıda ortaya dökmek istercesine... -Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan aşkı var... -Anna Karenina eşi ve çocuğunu geride bırakarak aşkını tercih ediyor, Gala'da aynısını Dali için yapmıştı.  dedim... -Bunlar vuslata rağmen sonsuz aşklar, demek ki vuslatın aşkı öldürdüğü doğru değil...diyerek bakışlarımı yüzüne çevirdim. -Dedim ya küçüğüm, herkes kendi aşkını yaşar... -Anna Karenina'nın Count Vronsky'e, Hürrem Sultan'ın Kanuni'ye karşı duyduğu aşk ve aşırı kıskançlık...Anna Karenina'yı ölüme ve Hürrem Sultan'ı da diğer kadınları öldürmeye teşvik etmiştir... -Bu durumda "aşık maşuğunun karşısında rakipsiz olmak ister" diyebilir miyiz?dedim. -Elbette... diye cevap verdi...O, maşuğunun kalbinde kendisininkinden başka bir aşka tahammül edemez.Hürrem'in Sadrazam Pargalı İbrahim'in Kanuninin gönlündeki sevgisine bile katlanamaması gibi...Kaldı ki diğer kadınlara gösterebileceği k&u... Devamı

27 01 2013

Neden?/İçimden Geçenler

Neden?/İçimden Geçenler |  görsel 1

Uykusuz, yorgun ve açtı... Yudumladığı çay bile boğazından zor geçiyordu... Bir çalı süpürgesi boğazının içinde dolaşıp kanatmıştı sanki her yerini, yaralara dokunan zerrecikler acıtıyordu, güçlük çekiyordu yutmakta boğazı düğüm düğüm... Fincana daldı gözleri... Tarifsiz kederler içindeydi... Bundan daha fazla acıtamazdı hiç bir şey içini... O, en sevdiği, gitmişti... Beklenmedik bir anda,haber bile vermeden... Gözlerinden süzülen yaşlara engel olamıyordu... -Neden?....diye fısıldadı... -NEDEN? -Neden o?Neden ben? İki  gün sonra evleneceklerdi...Onlar zaten yüreklerinde evli değillermiydi?Nikahı iptal etmemeye karar verdi, yasalar da  buna engel değildi...       Devamı

27 01 2013

Küçük kız ve tavşan/İçimden Geçenler

Küçük kız ve tavşan/İçimden Geçenler |  görsel 1

-Burası senin evin ve bunlarda eşin ve çocukların öyle mi? dedi küçük kız tavşana... -Çocukların, ne kadar sevimliler, onları sevebilir miyim? -Elbette! dedi tavşan... İki beyaz minik tavşanı yavaşça ellerinin arasına aldı, sonra eteğinin üzerine bıraktı ve pamuk tüylerinde ellerini dolaştırmaya başladı sevgiyle... -Ne kadar şirinler! diye bağırdı tekrar neşeyle... Tavşan: -Dur, yavaş ol, onları korkutacaksın.dedi gülerek... -Sizi her gün ziyarete gelebilir miyim? diye sordu küçük kız, heyecanla... -Elbette diye cevap verdi tavşan, ama lütfen yalnız gel...Minik yavrularıma bir zarar gelmesini istemem...Özellikle yaramaz bir çocuk olmasın yanında... -Tamam. dedi küçük kız...Bundan hiç kimseye bahsetmeyeceğim... Zaten hiç kimse bana inanmaz...diye geçirdi içinden....       Devamı