23 02 2013

Blog Yazarlığı

Blog Yazarlığı |  görsel 1

  Bir blog sayfasına sahip olmam eski yıllara dayanıyor olsa da aktif bir kullanıcı olmamın geçmişi çok yeni, iki ay oldu olmadı... Blog yazarlarını facebook kullanıcılarından özel yapan bazı etkenler olduğuna dair düşüncelerim var.Facebook kendisi hakkında çizilen tüm karikatürleri doğruluyor adeta ;nüfus kaydından sonra facebook kaydı yaptırmak, çoluğunun çocuğunun, ninesinin,dedesinin ve hatta bilgisayarı açmaya bilmeyenlerin bile heves edip “yahu bana da bir sayfa açsanıza çocuklar” diyerek kendisine bir facebook sayfası açtırdığı konuma geldi... Facebook’da sadece paylaşımlar yaparak kendinizden bir şey katmaksızın varlığınızı sürdürebiliyorsunuz...Arada yaşamınıza dair bir kaç fotoğraf ekliyorsunuz, bir iki yorum, bir iki cevap... Amaç eski dostların birbirini bulmasıydı, buldular da ne oldu?Herkes mostralık gibi orada öylece duruyor.Eklediklerinizi çok nadir beğeniyor,açıp özelden bir “nasılsın?Halin nicedir” mesajı yazmıyor... Bir bakıma herkes birbirine o küçük sümüklü çocuğun bu gün nasıl değiştiğini ispatlama sevdasında... Popülariteyi arttırmak arkadaş sayısıyla doğru orantılı gibi görünüyor bu nedenle mahalle bakkalına kadar herkes face arkadaşınız... Halbuki yolda görseniz selam vermeden geçtiğiniz insanlar da var aralarında... Paylaşmak güzel, bilgiyi,sevgiyi,gülmeceyi,gündemi... İnsanlar facebook’da belki de birbirlerinin hayata dair düşünce ve tutumlarını reelden daha iyi görme fırsatı bulabiliyorlardır. Bir sayfa, sahibi hakkında gerçeğe yakın ip uçları verebiliyor. Neleri sever, neleri sevmez,ilgi alanları neler, esprili mi?Görsel mi?Edebiyat,sanat ya da siyasetle ilgili mi? Yoksa sadec... Devamı

15 02 2013

Bir Kadın Bir Erkek “YATAKTA”

Bir Kadın Bir  Erkek “YATAKTA” |  görsel 1

  Kadın ve erkek yataktalar.Yatağın ucunda sarmaş dolaş, düştü düşecek durumdalar. Kadın; -“ Uffff! İkimizde yatağın kıyısında yatıyoruz, düştüm düşeceğim yaaa, ileri gider misin?” Erkek; -“Ben sana sarılmadan uyuyamıyorum ama...” Kadın; -“Bari yatağın ortasında yatalım...” -“Sen de kaçma o zaman, sen gittikçe ben geliyorum...” -“Sıkılıyorum ben yaaaa, öyle, uyuyamıyorum...” Bir hafta sonra... Kadın; -“ Ohhhhh! Bu gece yalnızım...Yatağın istediğim tarafında yatabilirim :) Ertesi gün; Kadın erkeğe telefon açar; -“ Ne haber, nasılsın?Otel güzel mi?Toplantı nasıl geçti?Biliyormusun, ben dün gece...” -“Yataktan düştüm....” Erkek; -“E tabi kızım, ben gece ne diye sana sarılıyorum sanıyorsun?” -“Düşme diye....Bak bir gece yoktum, yataktan düştün...” -Kahkaha :)) -SON- Devamı

15 02 2013

Bir Kadın Bir Erkek

Bir Kadın Bir Erkek  |  görsel 1

  Kadın ve erkek yatakta yan yana uzanıyorlar... Kadın rahatlatıcı bir ses tonu ile; -“ The Beach filmindeki muhteşem kumsalda olduğunu düşün...” -“Kumlara uzanmışsın...” -“Dalgalar ayaklarını yalıyor ve ıslaklık yavaş yavaş yukarı doğru ulaşıyor, tüm vücudunun altından usulca çekiliyor kumlar kımıl kımıl...Ürperiyorsun....” -“Gözlerini kapat...” -“Kapat ve doğanın eşsiz sessizliği içindeki gizemli müziğe bırak kendini...” -“Dalga seslerine, rüzgarın ıslığına ve güneşe...” -“Güneş tenini yakıyor,tüm vücudunun iliklerine kadar ısındığını hatta yandığını hissediyorsun,kuruyan tenin gerildikçe, içinden, serin sulara bırakmak geçiyor kendini...” -“Her dalgada saçlarına dek uzanan nemi hissediyorsun, suyla buluşan kum tanelerinin kımıldanışlarını...” -“Garip duygular uyandırıyor teninde...” -“Kendini tamamen doğaya bırakıyorsun...” -“Hisset....” -“Dalgaların sesini....” -“Rüzgarın ıslığını...” Erkek; -“Hah ! Meditasyona bağladın ya sonunda......” -? ! YUH...! Kadın; -“Hadi ama, konsantrasyonumu bozma !!!” -“Sonra yavaşça elini uzatıp elime dokunuyorsun, sonra omuzuma,saçlarıma...” Erkek; -“Yaaaa olmaz şimdi soğuk dalgalar popoma vurur benim !!!!” Kadın; -“Romantizmin içine ettin ya, Yuh diyorum sana!!!!” -Kahkahalar... -SON-   ... Devamı

15 02 2013

GLİSEMİK İNDEKS DİYETİ

GLİSEMİK İNDEKS DİYETİ |  görsel 1

  Sindirim süreci çok kısa ve böylece emilim ve kana karışma süreci çok hızlı olan gıdalar kan şekerini çok hızla yükseltirler. Böyle gıdalara 'glisemik indeksi yüksek gıdalar' denir. Glisemik indeksi yüksek gıdaların alımı ile vücudumuzda neler oluyor? Hızla sindirilebildikleri için hızla kana karışıyorlar ve hızla kan şekerini yükseltiyorlar Pankreas bezimiz hızla yükselen kan şekerini görünce hızla ve büyük bir miktarda insülin salgılıyor Bu kadar yüksek kan şekerini depo ederek azaltma yoluna gidiliyor Sonuçta ani yükselen kan şekeri eşittir aniden depolama ya da yağ dokusunda artış oluyor Gidişat bu kadar ile kalsa iyi dedirtecek olayları daha yeni başlattığımızın farkında bile olmayabiliriz, glisemik indeksi yüksek gıdaları alırken. Evet aldık bu tür gıdayı hızla emildi, hızla kan şekerini yükseltti, hızla yağ dokusu olarak depolarımıza katıldı... Fakat bu hızlılık sırasında bağırsaklardan emilecek besin maddeleri de hızla bitti. İnsülin miktarı ise aynı hızla azalmaz hala daha yüksekliğine devam eder. Sonuç hızla yükselen kan şekeriniz hızla düşecektir. Hızla kan şekerinizin düşmesi, fark etmeden sizi kısa süre sonra tekrar yemeye itecektir. SONUÇ: Glisemik indeksi yüksek gıdaları daha az alalım; ya da glisemik indeksi düşük gıdalar ile aynı anda alalım. Böylece daha uzun süre devam eden daha düzgün kan şekeri düzeylerimiz oluşur ve daha geç acıkırız.   KÖTÜ YA DA YÜKSEK GLİSEMİK İNDEKS DEĞERİNE SAHİP GIDALAR Çaya atılan şeker, glikoz, reçel, bal, pancar Beyaz ekmek, beyaz undan yapılan gıdalar, kek, poğaça, beyaz undan makarna, bisküviler Patates, patates püresi, patates kızartması, Mısır, cipsler, kraker, m... Devamı

14 02 2013

EVLİLİK TEKLİFİ /Bu güne özel bir yazı...

EVLİLİK TEKLİFİ /Bu güne özel bir yazı... |  görsel 1

“İyi günde ve kötü günde, varlıkta ve yoklukta,hastalıkta  ve sağlıkta...hayatımın bundan sonraki dönemini seninle birlikte geçireceğime dair kendime ve sana söz veriyorum” Her gün milyonlarca çift gülümseyerek ve birbirlerine bu sözü vererek "bir yastıkta yaşlanmak” hayaliyle evlenir ve bir o kadarı da adliye koridorlarında birbirlerine nefret ve öfke kusarak boşanır... “Evlilik kumardır”, “bekarlık sultanlıktır”nidaları arasında  “aramıza yeniden hoş geldin” kutlamaları yapılır... Nedir bu kutlama merakı? Evlenirsiniz, kutlarsınız, boşanırsınız kutlarsınız... Üç ay önce “bekarlığa veda partisinde”türlü çılgınlıklar yapan siz ,üç ay sonra “bekarlığa merhaba” partisinde –aslında- “unutmak için” dibine kadar içen  yine siz... Hoşlanma ve hevesi aşkla, ilgi,kıskançlık  ve merakı sevgiyle karıştırdığınız için buradasınız... “Kafamda bazı soru işaretleri var ama bir evlenelim de... “ dediğiniz için, “Evlenmek için yola çıktık, yüz üstü bırakmak yakışık almaz” “Onu sevmiyorum ama bana yaşatabileceği hayatı istiyorum” “Beni zor günlerimde yalnız bırakmadı,ona vefa borcum var” “Yakışıklı ve çekici bulmuyorum ama beni seviyor”, “Çok güzel, cazibesi beni çekiyor”, “Çok hanımefendi, ailem beğeniyor”, “Kariyer yapmış, başarılı,pek ala beni taşıyabilir”, “Kıro ama para onda”dediğiniz için buradasınız. “Ailesi beni istemiyor aman, ailesiyle mi evleneceğim sanki...”, “Evdeki baskıdan kurtulayım da gerisini düşünürüz”,... Devamı

31 01 2013

Davanın böylesi...

Davanın böylesi... |  görsel 1

Avukat Orhan Azizoğlu hukuki bir olayı nakletti...  Olay gercek... Bantlardan, tutanaklardan, karar ve zabıtlardan geçilmeyen şu günlerde mahkeme salonuna bir keyif penceresi açmaya yardımcı oluyor. Bir akşam tiyatrodan çıkmış iki erkek arkadaş yolda yürürlerken Önlerinde iyi giyinmiş, şık ve alımlı bir hanımın yürüdüğünü farkederler. Erkeklerden birisi diğerine dönerek,  "Bu hanimla Bir gece gecirmeye 500 dolar veririm" der.  Bu sözleri işiten genç hanım başını çevirir ve "Teklifinizi Kabul ediyorum" der. Teklifi yapan erkekle hanım beraberce genç ve çekici kadının evine gidip hemen yatağın yolunu bulurlar.  Ertesi sabah apartmanı terkederken, Adam kadına 250 dolar verir. Hanim pazarlık bakiyesi parayı ister ve "250 dolar daha vermezseniz sizi dava ederim" der.  Adam güler, "Bunu nasıl ve hangi esaslara göre yapacağınızı görmek isterdim" deyip apartmanı terkeder. Ertesi gün mahkemeden gelen celp pusulası adamı şaşırtmış. Hemen avukatına gidip olayı detaylarıyla anlatmış.  Avukat, "Bu esaslara istinaden aleyhine bir karar alınabileceğini sanmıyorum. Ancak davanın nasıl sunulup savunulacağını doğrusu pek merak ediyorum" diye mutalaa vermiş...  Dava başlamış ve on soruşturmadan sonra hanımın avukatı mahkemeye dava konusunu asağıdaki şekilde arzetmiş: "Muhterem hakim beyefendi, muvekkilem, bu hanimefendi, itina ile yetiştirilip çimlerle örtülü bahçe niteliğinde bir gayrimenkule sahip bulunmaktadır. Bu arazi parcasını belli bir süre için davalı beyefendiye 500 dolar karşılığında kiralamıştır...  Davalı gayrimenkulu kira amacına uygun olarak kullanmış ve kira müddeti sonunda tahli... Devamı

31 01 2013

Çocuk kimde kalacak?

Çocuk kimde kalacak? |  görsel 1

Boşanma davasında kadın, hakime talebini gerekçesi ile açıklamış: "Sayın hakim, çocuğun bende kalmasını istiyorum. Onu dokuz ay karnımda taşıdım." Hakim kocaya sormuş: "Karınızı duydunuz. Bir diyeceğiniz var mı?" Adam, "Var tabii," demiş: "Sayın hakim. Farz edelim canınız bir kutu soğuk kola istedi. Makineye parayı attınız ve kola geldi. Şimdi bu kola makinenin midir, yoksa parayı deliğe atanın mı?" Hakim stenoya dönmüş: "Yaz kızım. Çocuk babada kalacaktır..."... Devamı

31 01 2013

OSMANLICA BİLGİSAYAR TERİMLERİ

OSMANLICA BİLGİSAYAR TERİMLERİ |  görsel 1

  Görev çubuğu: Değnek-ül vazife   Çift tıklama: Tıkırtı-ül tekerrür   Administrator: Sahip-ül edevat   Software: Edevat-ül yumuşak   Hardware: Edevat-ül civanmert   Anti spyware: Müdafaa-ül hafiye   My documents: Evrak-ül şahsi   Internet: Allâme-i ulûl arz   Google: Kaşif-ül âli   Google earth: seyr-ül arz, kaşif-ül arz   Denetim masası: Sehba-i saltanat   Cd rom: Pervane-ül hâfıza   Ekran: Perde-ül temaşa   Kasa: Kaide   Enter: Duhûl   Virüs: Deyyus   Msn: Elçi   Hacker: Deyyus-ül-ekber   Hata raporu: Malumat-ül kabahat   Mail server: Divan-ül mektubat   Messenger: Tevzi-ül havadisat Chat: Muhabbet-ül zabi   Ctrl-alt-del: Has tımar zeamet  ... Devamı

31 01 2013

K HARFİ

K HARFİ |  görsel 1

  Kitaplarda kâşiflerin keşfettikleri kâinat kurulurken, karşı karşıya kalan kaplanlar kunduzlara kükrer; keyifleşen kalın kalçalı küheylanlar kısraklara, küp karınlı kadanalar katırlara kişner; köpüklü kırılgan kutuplarda kefallar köpekbalıklarına karşı kalkanlaşır; kara-kuru kaplumbağalar karabataklara kostaklanır; kör kösnüler kumlarda kıpırdanır; kaşağısız, kayışsız karakaçanlar karacalarla, kırlangıçlar kelaynaklarla, kazlar kerkenezlerle, kediler kıtmir köpeklerle kırıştırırlar; kokarcalı kıraçlarda köstebekler, kelebekler, koalalar kaçışırlar; kevenli kırlarda keçiler, koyunlar, kuzular kolsuz kepenekli Keloğlan'ın kavalına karşı kıkırdarlar; kalçaları kalınlaşan, karınları kabaran kurdeleli kızlar, kadınlığa karışırlar; Kozanlı Kadir kemanını, Karslı Kadri kopuzunu, Kırklarelili Kıpti klarnetini, Karadenizli Kudret kemençesini, Kemahlı Kamer kavalını konuştururken; kutnu kumaş kostümleriyle kaldırımdaki kuryeli kalabalığa karışan kız-kurusu kıvrak Kübra kadın, kaynanası kaşarlanmış kösnül Kadriye'yle koejde kol-kola kabarık kalçalarını kıvırıp, kimse kuşkulanmadan Kernekli Kastelli'nin kuzeni Karaoğlan'a karagözlerini kırpar, kırıtırlar; kürdanlarıyla kalem kaşlarını köreltip koçeri klipleriyle kafaları karıştırır, kızılca kıyametler koparırlarken, karagözleri kamaştıran kumral kızları Kamran'ı Kazanova Kaan'a kakalarlar; komplimana karaktersizlerle kırıştıran kafadan kontak kimi kadınlar, kabaran karınlarını kürtajla küçültüp kılıbık kocalarını kandırırlar Kocamustafapaşa'yla Kösemsultan'ın kıymetli kerimeleri Kısmet, kısmetli kumbaracı Kazancıoğlu'yla Köprüaltı'nda kıvançla kumrulaşırlarken; konservatuarın kafesinde karşılaşan Kerim'le Keriman kardeşçe kucaklaşsalar d... Devamı